kripto paralarbitcoinvadeli işlemspot işlemcoinlerresimli sözler

Dostoyevski Yeraltından Notlar Konusu, Özeti ve Analizi

Dostoyevski Yeraltından Notlar Konusu, Özeti ve Analizi
19.09.2023
4.925
A+
A-
YazarFyodor Dostoyevski
DiliTürkçe
Orijinal DiliRusça (русский язык)
Orijinal BaşlıkЗаписки из подполья
Yayınlanma Tarihi01 Ocak 1864

Yeraltından Notlar – Fyodor Dostoyevski

Yeraltından Notlar - Fyodor Dostoyevski

Fyodor Dostoyevski’nin “Yeraltından Notlar” adlı eseri, Rus yazarın önemli bir romanıdır. 1864 yılında yayımlanan eser, Dostoyevski’nin edebi kariyerinin önemli bir dönüm noktasını temsil eder.

“Yeraltından Notlar”, roman olmaktan ziyade bir monolog formatında yazılmıştır. Ana karakter, anlatıcı olarak hikayenin merkezinde yer alır ve kendisini “yeraltı insanı” olarak tanımlar. Yeraltı insanı, toplumun kurallarına uymaktan kaçınan, içsel çatışmalarla dolu bir bireyi temsil eder.

Yeraltından Notlar eseri, yeraltı insanının iç dünyası, düşünce sistemleri, toplumsal normlara ve ahlaki değerlere karşı öfkesi ve nihilistik düşünceleri derinlemesine incelenir. Dostoyevski, bu karakter aracılığıyla insanın özgürlük, ahlaki sorumluluk, toplumsal bağlar ve insan doğası gibi temel konularda düşüncelerini dile getirir.

Yeraltından Notlar, 19. yüzyıl Rusya’sının toplumsal ve entelektüel atmosferini yansıtarak, insan psikolojisinin karmaşıklığını ve çelişkilerini araştırır. Ayrıca roman, Dostoyevski‘nin diğer eserlerinde de görülen ahlaki ve felsefi soruları ele alır ve okuyucuya derin düşünce fırsatları sunar.

“Yeraltından Notlar”, edebiyat tarihinde önemli bir yer tutar ve Dostoyevski’nin düşünce dünyasını anlamak için önemli bir eser olarak kabul edilir. Roman, bireysel özgürlük ve insanın iç dünyasıyla ilgilenen okuyucular için etkileyici bir okuma deneyimi sunar.

Yeraltından Notlar, varoluş felsefesinin yazımsal düzlemde ilk defa ortaya atılmasıyla, Albert Camus ve Jean Paul Sartre gibi varoluş felsefecilerini etkileyen temel başyapıt olarak değerlendirilir.

Yeraltından Notlar Kitap Analizi

Yeraltından Notlar Kitap Analizi 

Yeraltından Notlar, Dostoyevski’nin 1864 yılında Petersburg’da basılmış bir eseridir. “Varoluşçuluğun ilk romanı” olarak, edebiyat dünyasındaki ve felsefedeki yerini almıştır. Bu roman Dostoyevski’nin Sibirya’da sürgün geçirdiği yıllarından sonra yazılan üçüncü eseri oldu. Yazıldığı dönemde, yazara büyük bir ün kazandırarak, edebiyat dünyasına sıra dışı bir yazar olarak isminden söz ettirmesini sağladı.

1. Yeraltı İnsanı ve İçsel Çatışmalar: Yeraltından Notlar’ın ana karakteri, kendisini “yeraltı insanı” olarak tanımlar ve toplumsal normlara, ahlaki değerlere ve diğer insanlara karşı bir öfke ve reddiyet içindedir.

Bu karakter, içsel çatışmalar ve karmaşık düşüncelerle doludur. Yeraltı insanı, insan doğasının karanlık ve çelişkili yönlerini temsil eder. Dostoyevski, bu karakter aracılığıyla insanın iç dünyasını derinlemesine keşfeder.

2. Toplumsal Eleştiri: Yeraltından Notlar, 19. yüzyıl Rus toplumunu eleştiren bir ton taşır. Yeraltı insanı, toplumun yapısını, insanların birbirine duyduğu yabancılaşmayı ve bireylerin toplumsal normlara uymak için nasıl içten içe sıkıştığını sorgular.

Dostoyevski, toplumun insanların özgürlüğünü nasıl kısıtladığını ve bireylerin içsel çatışmalarının bir sonucu olarak nasıl yeraltına itildiğini işler.

3. Özgürlük ve Sorumluluk: Yeraltından Notlar, bireylerin özgürlüğü ile ahlaki sorumlulukları arasındaki çatışmayı ele alır. Yeraltı insanı, özgürlüğünü kullanmaktan kaçınırken aynı zamanda toplumsal normlara karşı bir öfke taşır.

Dostoyevski, insanların özgürlüklerini nasıl kullanmaları gerektiği ve bu özgürlüğün sorumlulukla nasıl bağlantılı olduğu konularını sorgular.

4. İroni ve Kendini Bilme: Roman, sıklıkla ironi ve özgürlüğün sınırları hakkında çelişkili düşünceleri ifade etme aracı olarak kullanır. Yeraltı insanı, kendisiyle alay ederken aynı zamanda kendi içsel çatışmalarının farkındadır.

Dostoyevski, karakterin içsel monologları aracılığıyla okuyuculara insanın kendi düşüncelerini ve eylemlerini sorgulama gerekliliğini hatırlatır.

5. Romanın Yapısı: Roman, birinci tekil şahıs anlatımıyla yazılmış bir monolog formatındadır. Bu, okuyucuya karakterin iç dünyasına derin bir bakış sunar ve yeraltı insanının zihinsel monologlarına odaklanır. Dostoyevski, karakterin düşünce akışını ve iç çatışmalarını ustaca ifade eder.

Roman ile Yazar Arasındaki İlişki

Yeraltından notlar adlı romanında  yazar, karakteri  Y.A olarak nitelendirir ve yaptığı her şeyden utanan bir adamın iç dünyasını irdeler. Yaşadığı yerde, sosyal çevresi tarafından hakir görülen, içinde bulunduğu toplumda onay görmeyen bir görüş benimsediği için yok sayılan bir karakterdir.

Kendisinin nasıl bir insan olduğu konusunda kararsız olan ve dâhil olmak istemediği toplumun içerisine istemeyerek müdahil olur.

Y.A. ‘nın belirli bir karakteri yoktur, bu bağlamda kendisinin nasıl biri olduğu konusunda kafasında soru işaretler vardır. Bu kafa karışıklığını şu sözleriyle ifade eder;

“Ben yalnızca ters bir insan değilim; hatta nasıl biri olduğum da belli değil: Ne tersim, ne uysalım, ne alçağım, ne onurlu, ne kahraman, ne de korkak!”

Y.A. kendi döneminin Rus aydınlarını, insana bir karakter yüklemeye çalıştıkları için eleştirir. “Bu aydınların hepsi de dar kafalıydı, birbirinin aynıydı; tıpkı bir sürünün içindeki koyunlar gibi.” cümlesiyle anlatır.

Yeraltında yaşayan bu adamın bunalımları, kısır döngünün içerisine girmesi ve şikayet ettiği sistemin içerisinde yer almaktan mustarip olması anlatılır. Romanda 19. Yüzyılın Rus toplumunu;

Bu notlar da, bunların yazarı da besbelli hayal ürünüdür. Bununla birlikte, toplumumuzun durumunu, yapısını göz önüne alacak olursak, bu notların yazarı gibi kişilerin aramızda bulunmasının yalnızca mümkün değil, aynı zamanda zorunlu olduğunu kabul ederiz.

Benim bütün isteğim, pek yakın bir zaman öncesinin tiplerinden birini herkesin gözleri önüne daha açık olarak sermektir.

Bu tip, henüz tükenmemiş kuşağın bir temsilcisidir. “Yeraltı” adını verdiğimiz bölümde bu kişi kendisini, düşüncelerini açıklamakta; sanki bununla toplumumuzda niçin bulunduğunu, bulunmasının neden kaçınılmaz olduğunu söylemek istemektedir. İkinci bölüm ise bu kişinin yaşamındaki birkaç olayı anlatan gerçek anılardır.”

Y.A anılarını kendisiyle ilgili olan tüm gerçekleri netliğe kavuşturarak, herhangi bir bahanenin arkasına saklanmaksızın, tüm samimiyetiyle kendiyle yüzleşmiştir. Bu nedenle şöyle der;

“[…] Bu notlarımın düzeltilmesi için uğraşmayacağım. Herhangi bir sistem ya da yöntem aramayacağım. Nasıl hatırlıyorsam öyle yazacağım.”

Samimi olmanın her zaman kendisi için en doğru karar olduğunu bu şekilde insan kalmaya devam edebildiğini vurgular. Romanda edebi bir kimlik aramak yerine kendi ile olan sorunları, hesaplaşmak için uyguladığı bir ceza yöntemiydi de denilebilir.

Romanda bu konuya değinir; “Yazdığım süre içinde utancımdan yerin dibine geçtim. Öyleyse bu yaptığım edebiyatla uğraşmak değil, yalnızca suçlarımın kefaretini ödemek oldu.” diyerek edebi bir kimlikle uğraşmadığını yalnızca kendi benliğini bulmaya çalıştığına vurgu yapar.

Y.A kırk yıl boyunca içine kapanık bir şekilde ve kendi kabuğuna çekilmiş bir adamın zamanla “yeraltı” dünyası oluşmuştur. Bu dünyanın kimse tarafından bilinmemesi ve rahatsız edilmemesi için romanın sonuna kadar bir mücadele içerisine girer.

Yaşadığı toplumun ahlaki normlarına göre şekil alan basmakalıp düşünceleri kendisinin yaptığı yazma işini “tembellik” olarak adlandırılmasından, rahatsızlık duyan Y.A yazı yazmanın önemli bir iş olduğunu şu sözleriyle anlatır;  “Not yazmak da bir iştir gerçekten. Derler ki, iş insanı iyi ve namuslu yaparmış. Hiç olmazsa bu da bir şans işte, denerim.” diyerek rahatsızlığını dile getirir.

Yeraltından Notlar Romanın Karakterleri

Roman bir kişinin üzerinden gitse de ikinci bölümünde anılarında yer alan kişilere değinir. Yeraltı dünyasından çıkarak toplumda kendine bir yer arayan Y.A’nın hayatına dokunan karakterler şunlardır;

  1. Yeraltı Adam romanın ana karakteridir. Yazar, kendini Y.A olarak adlandıran isimsiz bir adamın iç dünyasını ele almıştır.
  2. Liza;  Yeraltındaki Adam’ın arkadaşıdır ve sonrasında acımasızca reddettiği hayat kadınıdır.
  3. Anton Antonich Syetochkin; Yeraltı Adamın’ın memurluk yaptığı dönemde kendisinden borç aldığı ve “insanlığı kucaklaması” gerektiğinde ziyaret ettiği amiridir.
  4. Simonov;  Y.A olan isimsiz kahramanımızın okul hayatında ve sonrasında görüştüğü tek arkadaşıdır.
  5. Zverkov; Sosyal statüsü ve çevresi tarafından sevilmesi ve başarısı nedeniyle kıskandığı için nefret ettiği iyi huylu bir okul arkadaşıdır.
  6. Trudolyubov; Zverkov’un uzak bir akrabası, oldukça saldırgan bir kişidir.
  7. Apollon; Y.A ‘dan nefret ettiği ve korktuğu hizmetkarıdır.

Romanın karakterlerini tanıdığımıza göre roman, kafanızda yavaş yavaş canlanmaya başladı demektir. Şimdiyse konusuna detaylı bir şekilde değinelim…

Yeraltından Notlar Kitap Özeti

Yeraltından Notlar Kitap Özeti

Yeraltından Notlar romanı iki bölümden oluşur. “Yeraltı” başlığıyla adlandırılabilecek ilk bölüm on bir kısma ayrılır ve Y.A. burada kendisine ait düşüncelerini, “felsefeye daldığım için bağışlayın beni” olarak açıklar.

Fyodor Dostoyevski’nin 1864 yılında yayımlanan Yeraltından Notlar romanı, toplumdan dışlanmış ve topluma uyum sağlayamayan bir adamın iç dünyasını anlatıyor.

Romanın kahramanı, kendini “yeraltı adamı” olarak adlandıran, geçmişte bir memur olarak çalışmış, ancak işini kaybettikten sonra toplumdan dışlanmış ve kendini bir sığınağa kapatmış bir adamdır.

Roman, yeraltı adamının topluma ve insanlara karşı duyduğu öfke ve nefret ile başlıyor. Yeraltı adamı, insanların yüzeyselliğini, ikiyüzlülüğünü ve sahtekarlığını eleştiriyor. Kendisini, toplumun bu çirkinliklerinden tiksinen ve onlardan kaçan biri olarak görüyor.

Yeraltı adamı, toplumdan dışlanmış olmasına rağmen, kendini özel ve üstün biri olarak görüyor. Kendisini, toplumun aptal ve sıradan insanlarından ayıran bir zeka ve anlayışa sahip olduğuna inanıyor. Ancak, bu üstünlüğünün ona hiçbir faydası olmadığını da görüyor. Çünkü, bu üstünlük, onu toplumdan daha da uzaklaştırıyor.

Yeraltı adamı, roman boyunca, topluma ve insanlara karşı olan öfkesini ve nefretini ifade ediyor. Ancak, bu öfke ve nefret, onun içine dönmesine ve kendini daha da yalnızlaştırmasına neden oluyor. Romanın sonunda, yeraltı adamı, kendini bir çıkmazda görüyor. Topluma uyum sağlayamıyor, ama toplumdan da kopamıyor.

Yeraltından Notlar, modern romanın en önemli yapıtlarından biri olarak kabul ediliyor. Roman, insanın iç dünyasını derinlemesine inceleyen ve insanın toplumla ilişkisini sorgulatan bir eserdir.

Romanın başlıca temaları şunlardır:

  • Toplumsal dışlanma
  • İnsanın iç dünyası
  • İnsanın toplumla ilişkisi
  • İyilik ve kötülük
  • Özgürlük ve tutsaklık

Roman, Dostoyevski’nin en kişisel eserlerinden biridir. Romanın kahramanı, Dostoyevski’nin kendi iç dünyasının bir yansımasıdır. Dostoyevski, romanda, kendi topluma ve insanlara karşı olan öfke ve nefretini ifade etmiştir.

Yeraltından Notlar, modern romanın gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Roman, insan iç dünyasını derinlemesine inceleyen ve insanın toplumla ilişkisini sorgulatan bir eserdir. Roman, bu yönüyle, modern romanın öncülerinden biri olarak kabul edilir.

Romanın Birinci ve İkinci Bölümü

Romanın birinci bölümünde yazar kahramanın atıfta bulunduğu haliyle kendisini şu şekilde tanıtır; “Ben hasta bir adamım başlar. . . Ben kinci bir adamım Ben itici bir adamım.” diyerek okuyucuya kendinin yeraltın’da yaşadığını anlatır.

Dostoyevski, yazıya başlamadan önce bir dipnot oluşturur ve oluşturduğu bu kahramanın kurgusal bir karakter olduğunu, ancak yarattığı kahraman gibi insanların, toplumda var olması gerektiğine değinir. Belirttiği bu dipnot, romanın ilk bölümünün amacını ortaya koyuyor ve bu da bahsettiği bu tür bireylerin nasıl ortaya çıktığını açıklar.

Kendini bir “hiç” olarak tanımlayan Y.A, bir eylemi gerçekleştirmeden önce o eylemin  sonucunu çok fazla düşündüğünü belirtir ve bu nedenle kendisinin hiçbir şey yapamayacağı için otomatikman kendini pasif biri olarak gösterir.

Bunun aksi olarak, bir eylemde bulunurken zeki olmayan insanların, sonucunu düşünmekle uğraşmadığı için her türlü eylemi gerçekleştirebilme potansiyeline sahip olduğunu dile getirir.

Yeraltındaki Adam, romanın birinci bölümünde kendini hasta, kindar ve keyifsiz olarak belirtmeye başlar. Karaciğer hastası olduğunu ve tıp alanına çok saygı duymasına rağmen hastaneye gitmeyi reddettiğini anlatır.

Kırk yaşında olan kahraman, kamu hizmetinde çalışan bir memurdur. Kendisini çok kaba biri olarak tanımlarken gerçekten de haklıydı. Çünkü kitapta işini yaptığı esnada onu görmeye gelen dilekçe sahiplerine çok kaba davrandığını ve sonrasında, aslında kinci biri olmadığını sadece oradaki birinin arkadaşça bir tutum sergileseydi, kesinlikle daha hoş bir tutum sergileyebileceğini açıkladı.

Bir kez daha bunu düşündüğünde böyle arkadaşvari bir yaklaşımı kabul ettiğinde utanç duyacağını söyler. Kendisiyle tamamen çelişen Y.A romanın sonuna kadar bu çelişkilere devam eder. Çünkü kendisine ne olduğuna karar veremez ve bu nedenle zıtlıklar içerisine kendine yer verir.

Romanın birinci bölümünde okuyucuya iki şey anlatır.

Birincisi; Yeraltında yaşayan adamın kininin kime karşı olduğunu bilmediğini ve kendi içerisindeki tutarsızlıkların farkında olduğunu dile getirir. Romanın ilerleyen sayfalarında söylediği gibi, kinci biri değil, sadece olmak istediği için böyledir.

Daha önce belirttiği gibi aslında kaba bir memur değildi. Sadece toplumda kendi gibi yeraltında yaşayan insanların hiçbir şey olamayacağını ve yaşadığı dönemde diğer insanlardan sıyrılan kişilerin hiçbir yerde tutunamadıklarını söyler.

Kısacası zeki insanların kendileri için bir şey yapamadıklarını, yalnızca aptalların (parasıyla bir yere gelen kişiler) zenginleştiğini dile getirerek yaşadığı döneme atıfta bulunmuştur.

İkincisi ise, ismi belli olmayan Yeraltındaki Adam, içindeki benlik duygusunun eksikliğine işaret etmeye çalışır. Kendini alçak, beceriksiz daha da ilerisi bir böcek olarak tanımlayamazdı çünkü zekâ, kendini herhangi bir şey olarak tanımla olasılığını ortadan kaldırıyordu.

Kinci veya kaba biri olamaz çünkü toplumda kendini zeki olarak nitelendirdiği bir karakter kazanmıştı. Aslında kitapta kendini kaba biri olarak anlatması, 19.yüzyılda yaşayan kişilere yönelik bir saldırıdır.

Yazar, bahsettiği karakterin herhangi bir kişiliği bulunmadığı ve otomatikman hiçbir karakteri olmadığı sonucunu sorgulamaktadır. Örneğin, kişiliği kin gütme eğiliminde olduğu için kin gütmemesi gerektiği konusunda ısrar eder.

Kim olduğunu veyahut kim olamayacağını belirlerken bir kimlik arayışı içerisindedir. Dahası da Y.A yaşadığı yerin toplumunu yererken orada kalmakla ısrarcıdır ancak kalmasında da geçerli bir sebep yoktur. Onu şehirde kalmaya zorlayan aklın ötesinde tanımlayamadığı bir şey vardır. Rasyonel olmayan ve tanımlayamadığı bir şey tarafından, şehirde kalması için yönlendirilir.

Kahramanımız, romanın en başında tıbba karşı saygı duyduğunu belirtirken ardından batıl inanca sahip olduğunu söyleyerek ironik bir ifade kullanır. Yani yaşadığı yüzyılda bilime, sanata, akla saygı duyduklarını iddia etseler bile aslında bunların hepsinin boş bir hava gazı olduğunu iddia eder.

Bunun tam olarak anlamı, akla yer vermek yerine inancı yükselterek, toplumun inşa ettiği mutlak gerçeklerin aslında batıl inançlarından ibaret olduğunu söyleyerek, yaşadığı döneme atıfta bulunmuştur.

Son olarak Yeraltı Adam’ı son satırlarında kendisinden şu şekilde bahseder. Uzun bir süredir kendinin ne olduğunu bulmaya çalıştığı zamanda ifade etme biçiminin kendi içinde çelişkili olduğunu kabul eder.

Açıklamayı aynı zamanda romanın yazarı olan Dostoyevski’yi, bireysel benliğin bir analizi olarak dünyayı anlamaya çalıştığını belirtir ve bu perspektiften bakarak eseri kaleme aldığına açıklık getirir. Kişi sadece kendini düşünerek ve iç dünyasında kendini sorgulayarak, dünyanın geri kalanı hakkında herhangi bir perspektif kazanabilir.

Dünya Edebiyatının usta isimlerinden olan Dostoyevski’nin bugün aramızdan ayrılışının 199.yıl dönümü. Yazdığı kitaplarıyla birçok döneme ışık tutarak bugün bile okunmaya devam ediyor.

Usta yazarı saygıyla anıyoruz…

“Tehlikeli Oyunlar” Kitap İncelemesi“Anna Karenina” Romanı İncelemesi

SSS

Yeraltından Notlar'ın kahramanı kimdir?

Yeraltından Notlar’ın kahramanı, kendini “yeraltı adamı” olarak adlandıran, geçmişte bir memur olarak çalışmış, ancak işini kaybettikten sonra toplumdan dışlanmış ve kendini bir sığınağa kapatmış bir adamdır.

Yeraltından Notlar'ın konusu nedir?

Yeraltından Notlar, toplumdan dışlanmış ve topluma uyum sağlayamayan bir adamın iç dünyasını anlatıyor. Roman, yeraltı adamının topluma ve insanlara karşı duyduğu öfke ve nefret ile başlıyor. Yeraltı adamı, insanların yüzeyselliğini, ikiyüzlülüğünü ve sahtekarlığını eleştiriyor. Kendisini, toplumun bu çirkinliklerinden tiksinen ve onlardan kaçan biri olarak görüyor.

Yeraltından Notlar'ın sonu ne?

Yeraltından Notlar, yeraltı adamının kendini bir çıkmazda görmesiyle sona eriyor. Topluma uyum sağlayamıyor, ama toplumdan da kopamıyor.

Editör Puanı
Bu yazıyı puanlamak için tıklayın!
[Toplam: 18 Ortalama: 4.4]
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.